YENİ ÇAĞ KÖLELİK ÜZERİNE

Yeni Çağ Köleliliği

Dünya üzerinde her ülkenin kendine göre coğrafi, ekonomik ve etnik sorunları var. Kendine özgü acıları ve kendilerine özgü bu acılarla başa çıkma yöntemleri fakat ortak sorun olarak yeni çağın getirdiği modern kölelik örnek verilebilir.

Kölelik ;

Kölelik 15. yy’da başlayıp 19. yy’a kadar sürdü. Tabi resmi kölelik ticareti sonlandırılmadan önce yeni köle modellemesi kurulmuştu. Köle olarak sınıflandırdıkları insanlardan prangalar çıkartılıp yerine boyun eğmelerini sağlayacak, kendini özgür hissettirecek ama asla özgür bırakılmayacak bir modern sistem inşa edildi.

Aslında buna zorunlu bırakıldılar çünkü artık sesini çıkarmaya başlayan ve sisteme baş kaldırmaya başlayan insanların baskılarına dayanamadılar. İşlerin askıya alınması, gecikmesi veya hiç yapılmaması elit olarak sayılabilecek kraliyet mensupları, bürokratlar ve iş adamları için kabul edilemezdi ama kabul etmiş gibi gözükmekten başka yolları da kalmamaya başlamıştı maddi zarar uğramaya, isyanları bastıramamaya başlamışlardı.

Şekillendirdikleri bu yeni çağ köleliği modellemesin de:

  • Kölelik zamanlarında insanlara yaptıkları;
  • Şiddet
  • Aç bırakma (sadece ayakta durabilecek kadar beslenmesini sağlama)
  • Uyku saatlerinin bir önemi olmaması
  • Para Ödenmemesi

 Gibi kavramlar yeni modellemede insan haklarına yakışır şekilde biçimlendirilip, haklısınız sizde bizim gibisiniz, bir farkımız yok ve eşit olmalıyız gibi kelimelerle halka duyurulup isyanları bastırmanın en etkili yöntemiydi.

Adaletsizliğin en büyüğü adil olmayıp adil gibi görünmektir.

Platon

Bu yeni modellemede kendilerinin zaman görmeyecekleri, iş gücünün kesintiye uğramayacağı maddelerle kölelere sanki özgürlükleri verilmiş gibi lanse edilip, kabul görmesini sağladılar zamanların şartlarına göre alınan bu karar isyanların başarıya uğradığını düşündürüp son bulmasını sağlamış olsa da zamanla görünmeyen prangalar oluşmaya başladı.

Yeni çağ köleliği ile Köleliğin Benzer Ama Farklı Göründüğü Olaylar:

Yeni çağ da geçmişte olduğu gibi efendilik sistemi devam etmektedir. Zaten olması gereken özgürlüğü kölelere kendilerinin verdiklerini ve bunu imzalı sözleşmelerle yapıp özgürlük kavramının kendi yüce gönüllüğü gibi gösterip dağıtan insanlar günümüzde hala kendi egolarını tatmin edecek şekilde yönetme prensiplerini uygulamaktadır.

Eski zamanla şimdiki köleliği kıyasladığımız zaman ele almamız kıstaslar;

Eski zaman Köleliğinde:

  • Ayakta durabileceğin kadar yemeği efendi olarak adlandırılan kişi verir
  • Efendi sıfatını taşıyan kişi uyanmadan uyanır, o uyumadan uyuyamazsın
  • Aylık bir gelirin yoktur, sadece satılırken tüccara para kazandırır efendine kar ettirirsin
  • İşi bırakamaz, istifa edemezsin
  • Bayıldığın zaman dinlenme hakkını kullanmış olursun

Yeni Çağ Köleliğinde:

  • Yemeğini, kıyafetini, barınmanı ve diğer temel ihtiyaçlarını açık sınırının altındaki asgari ücret ile karışılamaya çalışırsın
  • Patron uyanmadan uyanır, çalışman gereken saat bittiğinde uyursun
  • İşi bırakabilirsin, ama tazminattan olma korkusuyla bırakmaman sağlanır.
  • 2-3 Saat ayakta kaldıktan sonra 15 dakika dinlene bilir 15 dakika dışında tuvalete bile izin almadan gidemezsin.

Yeni Çağ Köleliğinde Şiddet:

Yeni çağ köleliğinde ki şiddet ise baskılar ve psikolojik olarak sağlanmaktadır. Yıllardır bir yere emeğini vermiş ve çalış biri için ise tazminat ile tehdit olaylarına kadar varabilmektedir. Efendilik sisteminin bitmemesi ve patron kavramına dönüşmesinden dolayı. Karşısında ki insanı bir robot veya makine olarak gören patronlar. Dinlenmeye, itiraz etmeye hakları yokmuşçasına davranmaktadır. Karşısında el pençe durmayan ya da efendim olarak konuşmayan, baş kaldıran işçilerden haz etmezler.

Okul çağlarında başlayan sistemin çarklısı yapma çalışmaları toplumların çoğu fertlerinde işe yaramıştır. Yeni modellemenin aslında en baskın temellerinden biride insanların fikirlerini algısal operasyonlar ile manipüle edip var olan ve istenilen nitelikleri kendi istekleri sanmalarını sağlamaktır.

Çalışmak ferdin okul hayatından itibaren zorunluğu olduğu dayatılan en sonunda kendinin de bunu zorunlu hissetmesi sağlanan bir kavramdır.

Efendilik sisteminde yer alan kişiler neredeyse çalışmıyorken hem de.

Yıllardır uyguladıkları bak oku adam olursun algısı 21. Yüz yıllarda etkisini kaybetmeye başlamıştır. İsyan etmemeleri için okulun kurtuluş olduğunu bak biz okuyarak bugüne geldik gibi lafların itibar kaybına uğramasının başlıca sebeplerinden biri de bu umut tacirliğinden doğan üniversite bitirmiş işsiz çoğunluğunun gözle görülür ve saklanamayacak kadar çoğalmasıdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s