DİSSOSİYATİF BOZUKLUK (ÇOKLU KİŞİLİK)

Tanım

Genel olarak kullanılan tanım olarak “Büyük bir travma geçiren bir çocuğun/bireyin ruhu bölünebilir ve farklı kişilikler yaratabilir.

Dissosiyatif (Çoklu Kişilik) Bozukluğu özetlemek gerekir ise

Dissosiyatif bozuklu yaşayan bir kişi normalde bütünlük içerisinde olan bilinç, bellek, kimlik, duygu, algı, motor kontrol sistemlerinde karmaşıklık ve süreksizlik yaşamaktadır. Birden fazla karaktere sahip olan dissosiyatif bozukluk hastaları zaman ve gün kavramlarında kopmalar yaşayabilir. Karakterler arasında geçişler çoğunlukla sık çok nadir olarak aralıklı olarak gözlemlenir. Dissosiyatif bozuklukların, çok sayıda ve yineleyici, erken yaşta başlayan çocukluk çağı travmalarına ve intihar girişimleri ile karakterize olduğu düşünülmekte ve psikiyatri ve klinik psikolojide çok eksende incelenmesi gereken bir psikiyatrik tanı grubu olduğu savunulmaktadır.

Dissosiyasyon Kavramı

Yalın ve bağımsız bir psikopatolojik olgu olmaktan ziyade zihinsel veya davranışsal süreçler kümesinin kişinin diğer psişik aktivitesinden ayrışmasını veya çözülmesini içeren bilinçdışı bir savunma düzeneğine atıfta bulunur (Loewenstein, Frewen ve Lewis-Fernandez, 2017). Çoğul kişilik olgusunun altında Dissosiyasyon düzenesi yatar. Dissosiyasyon sözcüğü ayrışma, kopma anlamına gelir; assosiyasyonun, yani bağ kurmanın karşıtıdır.

Ruhsal Travma ve Dissosiyasyon

Ruhsal travma erişkinde ve çocukta farklı etki yapar. Çocukta Dissosiyasyona yatkınlık çok daha fazladır. Bu nedenle çocukluk çağı travmatik yaşantıları erişkinlikteki dissosiyatif bozuklukların asıl nedenini oluşturur. Kişinin algılarını, duygularını ve anıları giderek tüm zihnini bölmeleştiren dissosiyatif savunma çoğalmaya başlar. Bu çoğalma yaşanan travmanın gerekli ruhsal çözümünü ileride başka bir perspektif içinde değerlendirmek üzere erteler. Böylece fiziksel çaresizlik içinde de olunsa denetimin yitirildiği hissini önler. Dissosiyatif (çoğul kişilik) hastalarının %90 oranı çocukluk çağında ihmal ya da istismara maruz kaldıklarını anlatmaktadır.

Alter kişilik/Alter Ego Nedir

Alter kişilik/Alter ego bir zihin organizasyonudur. Bu sebeple de insan zihninin genel çalışma prensiplerini gösterir. Benlik duygusu taşır. Düşünür, duygulanır ve anı sahibidir.

Alter Kişilikler/Alter Egolar Hangi Özellikleri Taşır?

Genellikle her bir çoğul kişilik hastasında 2-3’den fazla kişilik parçası bulunur. Bunların her birinin farklı isimleri, yaşları, ses tonları ve karakteristik özellikleri vardır.

Ev sahibi (asıl benliğe) karşı düşman duygular besleyenler ve bunun karşıtı olarak ona yardım etmeye çalışan kişilikler oluşur.

Ev sahibi (asıl benliğe) düşman olan benlikler sürekli onu suçlayan, alçak gören ve intihara sürükleyen düşünceler sağlarlar. Bu düşünceler bazı zamanlarda karşı konulması zor bir hal alan duruma dönüşebilirler.

Düşman kişilikler

Her ne kadar hastanın kötülüğünü istiyor gibi görünseler de başlıca özellikleri agresif eğilimleri barındırmalarıdır. Bu yönleriyle hastayı koruyucu bir işlev de görürler. Aynı zamanda onun kimi sırlarını (travmatik yaşantılarını, alter kişiliklerin ve çoğul kişiliğin varlığı dahil) başkalarına açmalarını önlerler

İşitsel Sanrılar (Sesler)

Dissosiyatif hastalarında çoğunlukla işitsel sanrılar görülür. Kimsenin duymadığı ama kendilerinin duyduğu sesler vardır. Bu sesler iç ses dışında başka bir ses tonu olduğu olarak anlatılır. Dışarıdan gelen ya da kafanın içinden gelen bu sesler.  Genellikle onların kötülükleri adına olmaktadır. Başarısız olduğunu veya ölmesi gerektiğini söylemektedirler. Alter kişilinin karakteristik özelliğine bağlı olarak günahkârsın, yanacaksın tarzında olumsuz söylemler duymaları da muhtemeldir.

Depersonalizasyon ve Derealizasyon

Depersonalizasyon, kişinin bedeninden veya zihinsel süreçlerinden ayrıldığı hissini yaşadığı veya bunlara dışarıdan bir gözlemciymiş gibi baktığı, sürekli veya tekrarlayan yaşantıların olması durumu olarak tanımlanmaktadır.

Dissosiyatif Bozukluklarda Temel Psikoterapik Yaklaşımlar ve Tedavi

Dissosiyatif bozukluklar bir ilaç tedavisinin henüz bulunmadığı tek psikiyatrik bozukluk grubudur. Serotonerjik antidepresanlardan yararlanılabilir, ancak etkisi sınırlıdır. Tek yararlı tedavi yöntemi psikoterapidir, psikoterapi ile tam iyileşme olanağı vardır. Prof.Dr.Vedat Şar yönetimindeki Istanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Klinik Psikoterapi Birimi’nde, son on yıl içeresinde pek çok hasta tam iyilik noktasına dek tedavi edilmiş ve iyilik durumlarını yıllar boyu koruyabilmişlerdir.

Dissosiyasyon psikoterapisi ancak bu konuyu bilen terapistler tarafından yapılabilir. İyi yapılmayan psikoterapi yıllar da sürse sonuç vermez ve kişinin yardım alma umudunu ve terapiste güvenini körelttiğinden sonraki müdahaleleri de güçleştirir.

DİSSOSİYATİF BOZUKLUK (ÇOKLU KİŞİLİK)” için bir yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s