HAYVAN HAKLARI

Hayvan hakları, insan harici hayvanların tümünün kendilerine ait bir özerkliğe sahip oldukları ve acıdan kaçınma gibi temel çıkarlarının tıpkı insanların temel çıkarlarının korunduğu gibi korunması gerektiğini savunan fikirdir hayvan hakları. Henüz ülkemizde tam olarak gündeme gelemese de bazı çalışmalar sürdürülmektedir. Bunun yeterliliği ya da başarısı tartışılır olsa da sonuç olarak ortada bir deneyiş ve amaç vardır. Bu çalışmaların daha iyi yerlere gelebilmesi için sosyal sorumluk projelerinin ve hayvanların canlarının korunabilmesi ve haklarının daha iyi yere gelebilmesi için hayvan haklarının ne olduğunu duyurmak da insani bir görevdir.

Peki nedir bu hayvan hakları? Hayvan hakları adına yapılan çalışmalar nelerdir? Hayvan haklarını ihlallerine verilen cezalar nelerdir ve yeterli midir?

Felsefe ve hayvan hakları

Dünyadaki bazı kültürel geleneklerde de örneğin Jainizm, Taoizm, Hinduizm, Budizm, Şinto ve Animizm, hayvanlara bazı haklar tanımaktadır.

Güncel felsefede hayvan hakları

Günümüzde felsefede hayvanların ahlaki statüsüne ilişkin görüşler iki ayrı kaynaktan beslenmektedir; bunlar yararcı felsefe temelli görüşler ve hak temelli görüşlerdir.

Yararcı görüş, Jeremy Bentham‘ın görüşlerine dayanmakla birlikte, hayvan etiği bağlamında özellikle Peter Singer‘ın Hayvan Özgürleşmesi kitabıyla ön plana çıkmıştır.

Hayvan haklarına ilişkin tarihi olaylar

Veganlığın ortaya çıkışı

19 ve 20. yüzyıllarda İngiltere’de bulunan vejetaryenler derneğinde hayvan etinin yanı sıra hayvansal süt ve yumurta da tüketmeyen kişilere katı vejetaryen ismi takılmaktaydı. Vejetaryenler Derneği’nin resmi dergisinin 1851 yılında yayınladığı bir sayısında deri olmayan ayakkabıların nasıl bulunacağını anlatan makale bu yıllarda giyim de dahil tüm hayvansal ürünlerden uzak duran kişilerin varlığına işaret etmektedir.

1944 yılında Donald Watson öncülüğünde bir grup, hayvansal süt, yumurta ve diğer hayvansal ürünlerin kullanımının hayvan haklarıyla uyumlu olmadığı üzerine yürüttükleri tartışmanın ardından Vejetaryen Derneği’nden koparak tüm hayvansal ürünlerden uzak yeni bir hareketi başlatmışlardır. Vegan kelimesini, savundukları bu yaşam tarzını tanımlamak için ortaya atmışlardır.

Kahverengi Köpek Olayı

İsveçli hayvan savunucusu ve feminist Lizzy Lind af Hageby (1878-1963) ve arkadaşı Lisa Shartau, Londra Kadın Tıp Fakültesi‘ne tıp okumak üzere kaydolmuştur. Amaçları hayvanlar üzerinde yapılan dirikesim uygulamaları hakkında geniş bilgi edinmektir. Bu eğitimden deneyimlerini, tıp eğitiminde deney için kullanılan hayvanlara yönelik zulme dair detayları The Shambles of Science: Extracts from the Diary of Two Students of Physiology (1903) isimli kitapta yayınlamışlardır. Kitaptaki çarpıcı kısımlardan biri kahverengi teriyer cinsi bir köpeğin bilinci açıkken kesildiğinin anlatıldığı bölümdür.

1906 yılında, bu olaya atfen Battersea Parkında Joseph Whitehead tarafından yapılan bir köpek heykeli dikilmiş, altına da “İngiltere’nin kadın ve erkekleri, işler daha ne kadar zaman böyle sürüp gidecek?” yazısı yazılmıştır.

Türkiye’de hayvan hakları

Photo by Selcuk Teke on Pexels.com

Türkiye’de hayvan hakları 2004 yılında yasa ile koruma altına alınmıştır. Hayvanların, doğanın onlara tanıdığı yaşama haklarını korumak için gerekli hükümler yasal güvenceye alınmış ve bu hükümleri ihlal edenlere çeşitli cezalar verilmesi öngörülmüştür. Ancak bu yasalar hayvanları hak sahibi varlıklar olarak tanıyan yasalar değildir.

Türkiye’de sokak hayvanları dâhil her türlü yabani ve deniz hayvanları Türkiye Cumhuriyeti Medeni Hukuku gereğince Eşya Kanunukapsamında değerlendiriliyor. Hâl böyle olunca hayvanlara yönelik yapılan her türlü suç, kanun yetersizliğinden neredeyse cezasız denilebilecek bir şekilde sonuçlanıyor. Türkiye gelişmiş ülkelere göre hayvan hakları konusunda sınıfta kaldı. İnsan merkezli hukuk anlayışı geldiğimiz bu çağda çoktan terkedilmişken, TBMM’de hayvan haklarına yönelik gerçekçi bir yasa tasarısı bile henüz tartışılmış bile değil.

Dünyada Hayvan Hakları

İsviçre

Photo by Lum3n on Pexels.com

İsviçre, hayvan hakları konusunda çok ilerlemiş ülkelerden biri olarak göze çarpıyor. İngiltere gibi İsviçre’de de hayvanlar hissedebilen varlıklar olarak kabul ediliyor. Hayvanları Koruma Kanunu’na göre hayvanlara kötü davranan, çok çalıştıran ve göz ardı eden sahipleri hakkında suçun büyüklüğüne göre para cezası veya 3 yıla kadar hapis cezası verilebiliyor. Hayvan hakları kanununda evcil hayvanlar özel önem taşıyor. Örneğin köpek sahibi olmak isteyenler için oldukça detaylı düzenlemeler var. Daha önce köpek sahibi olmamış kişiler köpek sahiplenmeden önce köpeğe bakabileceklerini gösteren bir sertifika sahibi olmak zorunda. İsviçre’de balık dahil, doğal olarak sosyal olan hayvanların tek başına beslenmesi de yasaklanmış.

İngiltere

Photo by Yelena Odintsova on Pexels.com

Hayvan hakları konusunda İngiltere’nin oldukça detaylı ve 14’ü aşkın kanun ve yasal düzenlemesi bulunuyor. Evcil hayvanların korunmasından, hayvanat bahçesi işletmelerinin düzenlenmesine kadar hemen her konuda detaylı kanunlar yer alıyor. Hayvanlar “hissedebilen varlıklar” olarak kabul ediliyor. Hayvanlara eziyet, işkence, hayvan dövüşleri gibi durumlarda 20,000 pounda kadar para cezası ve 6 ay hapis cezası verilebiliyor.Lisanslı yerlerden alınmayan, kaçak olarak yurtdışından getirilen hayvanların sahipleri hakkında soruşturma açılabiliyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s