RASYONALİZM – AKILCILIK

Rasyonalizm akılcılık olarak da bilinen bilginin doğruluğunun deneyim ve duyuma dayalı değil, zihin ve düşüncede temellenebileceğini öne süren bir düşünce biçimidir.

Bu makalede aramaya çalışacağımız sorular şunlardır;

Rasyonalizm in tarihçesi nedir? Antik çağ felsefesinde rasyonalizm nedir? Kıta felsefesinde akılcı filozoflar kimlerdir? Felsefede Rasyonalizm (Akılcılık) Akımı Özellikleri neler? Farabi için rasyonalizm nedir? Akılcılığın Gerekçesi nedir?

Akılcılığın Genel Tarihçesi

Akılcılık, bilginin kaynağının akıl olduğunu savunur. Doğru bilginin ancak akıl ve düşünce ile elde edilebileceği tezini savunan felsefi yaklaşıma verilen isimdir akılcılık. Buna göre, kesin ve evrensel bilgilere ancak akıl aracılığıyla ve tüm dengelimli bir yöntemsel yaklaşımla ulaşılabilir.

Buna en keskin örnek olarak matematik gösterilir. Hakikate ve eşyanın bilgisine sadece akıl ile erişilebileceğini savunur. Bu sebeple akılcılık, deneyciliğin karşıtıdır.

Batı’da akılcı gelenek Elealılar, Pisagorcular ve Platon ile (aklın kendine yeterliliği teorisi Yeni-Platonculuğun ve idealizmin başat temasıdır.) başlar Akılcılık Avrupa’da genellikle kıta felsefesi olarak bilinir, çünkü İngiltere’de deneycilik daha baskındır. Fakat bu akılcılık ve deneycilik akımları ile filozofların akılcı ve deneyci fikirleri detaylıca incelendiğinde pek doğru bir eylem veya bakış açısı değildir. Felsefî bir okul olarak akılcılık ve içerdiği temel ilkeler 18. yüzyılda büyük bir eleştiriye maruz kalmıştır. Bununla birlikte bu dönemde de sayıları az da olsa, akılcılığı savunan filozoflar olmuştur.

Antik Çağ felsefesinde rasyonalizm

İlk akılcı filozof Parmanides’tir denilebilir. Ona göre duyumlar değişebilen şeyler olduklarından bilginin temeli olamazlar, aksine aklın değişmeyen ilkeleri bilginin temeli olabilir. Elealı Zenon, hocası Parmanides’in akılcılığını daha ileriye götürmüştür. Ayrıca Aristoteles’ide akılcılığın kurucu isimlerinden biri olarak belirtmek gerekir.

Kıta felsefesinde Rasyonist Felsefeciler

Akılcı geleneğin Batı’daki en önemli isimleri Descartes, Spinoza, Malebranche ve Leibniz’dir.

Bir diğer ünlü akılcı filozof Spinoza ise başlarda Descartes’ın metafizik savlarını benimsese de zamanla kendi düşüncelerinin olgunlaşması ve gelişmesiyle birlikte Descartes’in savlarını bırakarak daha farklı bir metafiziksel anlayış geliştirmiştir.

Kartezyan ruh kavramıyla birlikte Descartes’in metafiziğe dair görüşlerini genel olarak benimseyen Malebranche ise aklî fikirlerin bireysel zihinlerden ziyade, Tanrı’da var olduğu ve Tanrı’nın gerektiğinde insanlara bu bilgileri ilâhî bir anlamda sunduğunu öne sürerek Descartes’tan ayrılmıştır. Leibniz’in düşüncesinde Tanrı tüm olası dünyalardan en iyisi olarak dünyayı yaratmıştır ki burada kastedilen en iyi, mükemmel, eksiksiz anlamındadır. Bu fikir daha sonraları birçok filozof tarafından tenkit edilmiştir.

Hegelci rasyonalizm

Parmanides’ten Hegel’e uzanan bir gelişim çizgisi gösterir, bu çizgi üzerinde birbirinden çok farklı akılcılık anlayışlarıyla karşılaşılır.; doğruluğun ölçüsünü akıl olarak ele almasını bu felsefe geleneğinin ortak bir öğesi olarak ele alırsak, söz konusu düşüncenin doruk noktasında Hegel ile karşılaşılır. Hegel’in ünlü sav sözü, “Gerçek olan her şey ussal, ussal olan her şey gerçektir.” deyişi, tüm bir rasyonalizm geleneğinin en özlü ifadesi olarak görülür.

Kantçı rasyonalizm

Rasyonalizm konusunda en temel eleştirileri, kendisi de özgül bir rasyonalist olan Kant’tan gelir. Saf Aklın Eleştirisi isimli eserinde bu noktadaki temel eleştirisini ortaya koymuş ve felsefi ilkelerini açıklamıştır. Kant felsefesinde aşılmaya çalışıldığı görülür. Bu bakımdan eleştirel felsefe olarak adlandırılan felsefe geleneğinin kurucusu Kant’tır ve o bu yolla ampirizmin ve rasyonalizmin yetersizliklerinden kurtulmaya çalışmıştır. . Saf Aklın Eleştirisi’de özellikle deneyimin zorunlu doğasının incelenmesine yönelik kapsamlı bir girişim vardır. A priori ve a posteriori bilginin varlığını kabul eden Kant, bunları farklı bilgi türleri olarak sınıflandırır ve önceki felsefe geleneklerinin yetersizliklerini bu kategoriler ekseninde değerlendirir.

Farabi İçin rasyonalizm

Farabi in düşünce tarzına göre, varlığın başında zorunlu varlık olarak Tanrı vardır. Tanrı var oluşumu kendinden alır. Bilme yetisini ise aklın kendisinden alır. Akıl hem kendini hem de tanrıyı bilir. Farabi üç çeşit bilgiden söz eder. Bunlar; ilk bilgiler, duyular ve mantıksal çıkarımlar ve mantıksal çıkarımlara dayalı bilgilerdir.

Felsefede Rasyonalizm (Akılcılık) Akımı Özellikleri

  • Doğru bilginin kaynağı akıldır.
  • Akıl, doğuştan Bilgi edinme yetisi ile donatılmıştır.
  • Rasyonalizme göre genel geçer Bilgi vardır. Bunun kaynağı ise akıldır.
  • Akıl doğuştan gelir.
  • Duyum ve algılar genel geçer bilgiyi vermezler. Bu nitelikteki bilgiyi bize aklımız ancak verebilir.
  • Deneyden gelmeyen ve deney öncesi bilgiye felsefede deney öncesi bilgi denir.

Akılcılığın Gerekçesi

Platoncu rasyonalizm Hristiyan teolojisi tarafından benimsendiğinden Skolastik felsefe ile modern çağa değin taşınmıştır. Biz de burada modern felsefenin kurucusu Descartes ve akılcılık üzerine konuşarak konuya açıklık getirmeye çalışalım.

İlkçağ felsefesinde Platon’dan itibaren kararlı bir rasyonalist eğilim görmüştük. Sokrates’in de ifade ettiği gibi insan (ruh) dünyaya gelmeden önce her şeyin bilgisine (doğuştan) hakimdi ve bu dünyada öğrenme dediğimiz şey ise hatırlamadan (ve çıkarımdan) ibaretti.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s