DEPRESYON

Depresyon, sürekli bir üzüntü ve ilgi kaybına neden olan bir duygu durum bozukluğudur. Depresyon aynı zamanda majör depresif bozukluk veya klinik depresyon olarak da adlandırılır. Ne yazık ki sonuçları ölüme kadar dayanan bu psikolojik rahatsızlık dizi ve film sektörünün özendirici tavırları sayesinde çok hafife alınmaya başladı. Çikolata yiyince geçen battaniye altında günler geçiren kişilerin özendirici karakterlerle harmanlanması sonucu “psikolojik bir hastalık olan depresyon” gülünce depresyonum bozulur mu? Gibi saçma betimlemelere kadar indirgenimdi.

Depresyon genellikle 20’li veya 30’lu yaşlarda başlar, ancak her yaşta ortaya çıkabilir. Erkeklere oranla çok daha fazla sayıda kadına depresyon teşhisi konulmaktadır. Bunun nedeninin ise kadınların daha yaygın olarak tıbbi yardım istemesi olduğu düşünülmektedir.

Depresyon ’un kaynağı nedir?

  • Hormon dengesindeki değişiklikler depresyona neden olabilir. Hormon değişiklikleri hamilelikile doğumdan sonraki haftalar veya aylarda, tiroid problemlerinde, menopoz döneminde veya bir dizi başka durumda ortaya çıkabilir.
  • Kanser, felç, kronik ağrı veya kalp hastalığı dahil olmak üzere ciddi veya kronik hastalıkların
  • Yüksek tansiyon ilaçları veya uyku hapları gibi bazı ilaçların kullanımın, bireylerde depresyonun gelişmesi riskini daha artırdığı gözlemlenmiştir.
  • Depresyon kalıtsal faktörlerden etkileniyor gibi görünmektedir. Kan akrabaları da bu duruma sahip kişilerde depresyon daha yaygındır. Depresyona neden olabilecek genlerin saptanması için çalışmalar devam etmektedir.
  • Depresyonu olan kişilerin beyinlerinde fiziksel değişiklikler olduğu görülmektedir. Bu değişikliklerin ne kadar önemli olduğu hala belirsizdir, ancak araştırmacılar depresyonun nedenlerinin saptanmasına yardımcı olacağına inanmaktadır.
  • Nörotransmitterler doğal olarak oluşan ve muhtemelen depresyonda rol oynayan beyin kimyasallarıdır. Son araştırmalar, bu nörotransmitterlerin işlevlerindeki değişikliklerin ve duygudurum stabilitesinin korunmasında rol oynayan nöro-devrelerle nasıl etkileştiklerinin depresyonu anlamakta ve tedavi edilmesinde önemli rol oynayabileceğini göstermektedir.
  • Düşük benlik saygısı ve çok bağımlı olma, aşırı özeleştiri yapma veya aşırı kötümser olma gibi bazı kişilik özelliklerinin
  • Fiziksel veya cinsel istismar, ölüm veya kayıp gibi travmatik veya stresli olaylar, zor bir ilişki ya da finansal problemlerin
  • Genetik akrabaların tıbbi geçmişlerinde alkolizm, bipolar bozukluk, depresyon, veya intihar öyküsü olmasının,
  • Lezbiyen, gey, biseksüel veya transseksüel bireylerin çevresindeki ortamın destekleyici olmamasının
  • Anksiyete bozukluğu, yeme bozuklukları veya travma sonrası stres bozukluğu gibi diğer zihinsel sağlık bozukluklarının varlığının
  • Ağır alkol, sigara veya uyuşturucu kullanımının

Depresyon oluşturan risk faktörleri nelerdir?

Erken ebeveyn kaybı, ailede depresyon varlığı, bazı ilaçlar, iş kaybı, alkol veya madde kullanımı, sevdiği kişiden ayrılma veya ölümü, kadın olmak, düşük sosyoekonomik düzey, boşanma, kötü ve travmatik çocukluk geçirme, daha önceden depresyon geçirme hormonsal değişiklikler ve bazı hastalıklar depresyon için başlıca risk faktörleridir.

Depresyon belirtileri nelerdir?

  • Sürekli üzgün hissetmek
  • Günlük aktivitelere ilgi ve zevk kaybı
  • Sürekli yorgun hissetme
  • Konuşmada ve hareketlerde yavaşlık
  • Değersiz ve suçlu hissetmek
  • Konsantrasyon kaybı, karar verme zorluğu
  • İntihar eğilimi
  • İştah değişiklikleri: Aşırı yeme veya iştahsızlık
  • Uykuya dalmada zorluk, sık uyanma veya aşırı uyuma

Eğer depresyon tedavi edilmezse ne olur?

Depresyon toplumda yüksek bir oranda görülen ve ciddi bir hastalıktır, tedavi edilmediği takdirde sosyal, bireysel ve aile içi problemlere sebep olabilir. Depresyondaki kişinin, rahatsızlığı konusundaki farkındalığının azlığı, tedaviyi reddetmesi, aile veya arkadaşlarından destek alamaması durumun da ;

  • Çok fazla kilo kaybı ya da obezite ortaya çıkabilir ve aşırı yeme
  • Alkol ve madde kullanımına yönelim artabilir.
  • İntihar düşünceleri, intihar girişimleri veya intihar ortaya çıkabilir.
  • İntihar düşünceleri, intihar girişimleri veya intihar ortaya çıkabilir.
  • Sosyal izolasyon artar.
  • Diğer tıbbi problemlerden dolayı erken ölüm ile sonuçlanabilir.

Depresyon Nasıl Tedavi Edilir?

İlaç Tedavisi

  • Seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRIs)
  • Dopamin geri alım engelleyicisi
  • Serotonin ve norepinefrin geri alım inhibitörleri (SNRI’ler)
  • Trisiklik antidepresanlar (TCA’lar)
  • Monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOI’ler)
  • Noradrenerjik antagonist
  • Tetrasiklik antidepresan
  • 5-HT1A reseptör antagonisti
  • 5-HT3 reseptör antagonisti
  • 5-HT2 reseptör antagonistleri

Depresyonda Psikoterapi

Kişiler Arası Terapi

Bu terapi yönteminde terapist, kişinin etrafındakiler ile ilişkisine odaklanır. sosyal ilişkileri güçlendirme ve başa çıkma becerilerini güçlendirmenin depresif belirtilerin azalmasında büyük etkisi olduğu üzerine çalışırlar. Sosyal ilişkilerde meydana gelen bozulmanın depresyona sebep olduğu inancı vardır.

İnsancıl-Varoluşçu Terapi

Bu ekole göre depresif kişi yaşamdaki sorumluluklarını üstlenmediği için özgür değildir. Bununla birlikte kişi tüm enerjisini başkalarının onu sevmesi, kendi isteklerini yok sayarak onların istek ve arzularına göre yaşamayı seçen kişidir.

BDT (Bilişsel Davranışçı Terapi)

Temel olarak, kişiyi depresyona sürükleyen irrasyonel düşünce kalıplarını ortadan kaldırmayı amaçlar. Bireyler çocukluk dönemlerinde yaşadıkları olumsuz yaşantılardan dolayı belli şemalar geliştirirler. Bu erken yaşantıda oluşan şemalar ilerleyen dönemlerde tetikleyen yaşantılar ile bilinç düzeyine depresyon şeklinde çıkabilir. BDT dört temel aşamadan oluşur:

  • Tedavi için bireyin uygun olup olmadığını belirlemek.
  • Sorunun bilişsel-davranışçı formülasyonunu yapmak.
  • Bireyi bilişsel-davranışçı yaklaşım konusunda bilgilendirmek.
  • Bu formülasyon doğrultusunda tedavi hazırlamak.
Psikodinamik Terapi

Bu terapide depresif kişinin bilinçaltında yatan çatışmaları, savunmaları ve yerleşik inançları üzerinde çalışılır. Depresif kişinin suçluluk ve değersizlik duygularının, erken çocukluk döneminde yaşanılan travmatik yaşantılardan kaynaklandığını hedefler. Terapide özellikle çocukluk dönemine, çözülmemiş davranış kökenlerine inilir.

Psikoterapi nedir?

Psikoterapi, bireylerin duygusal ve davranışsal sorunlarının çözümünü, ruh sağlıklarının geliştirilmesi ve korunmasını amaçlayan tekniklerin genel adıdır.

Psikoterapi sırasında, ruhsal durumunuz, düşünceleriniz, duygusal yapınız ve kişilik yapınızla ilgili bilgilendirilirsiniz. Psikoterapi size hayatınızın kontrolünü elinize almayı ve karşınıza çıkabilecek zorluklarla gerektiği gibi mücadele etmeyi öğrenmenizde yardımcı olur.

Birçok psikoterapi türü mevcuttur ve bunların her biri kendine özgü bir yaklaşıma sahiptir. Sizin için uygun olan psikoterapi türü sizin kişisel durumunuza bağlı olarak seçilir. Psikoterapi; konuşma terapisi, danışmanlık, psikososyal terapi veya yalnızca terapi olarak da bilinir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s