AMORALİZM – TÖREDIŞICILIK

Ahlak gereksizliği ahlak kavramının ve kurallarının gereksiz olduğunu, doğal bir varlık olan insanın özünde ahlaki olmayan eylemlerin de olduğunu, bu yüzden insanların ahlaki gerekçelerle yargılanamayacağını, bu nedenle de ahlak olgusunun gereksiz olduğunu savunur. Nietzsche, önemli bir savunurdur.

Piero di Cosimo: Prometheus Fashioning the First Man, circa 1510–1515

Töre Dışıcılık, töreyi ya da ahlakı yadsıyan öğretilerin genel adıdır. Örneğin Alman düşünürü Nietzsche: “Erdem dedikleri, gerçekte korkaklıktan başka bir şey değildir.” diyerek ahlak felsefesinin temel kavramlarından birisi olan erdem’i yadsımıştır.

 Fransız düşünürü Taine de “Kötülük ve erdem, şeker ve zaçyağı gibi doğal bir üründür.” diyerek Nietzsche ile aynı yoldan gitmiştir.

Nietzsche için ahlaki ölçüler ve normlar, insan davranışlarının önüne konulabilecek ketleyiciler olamaz.

Gazzali’nin Ahlak Anlayışına  Göre Amoralizm

Gazzali, Nietzsche’den farklı olarak insanların birbirlerini ahlak konusunda yargılamamaları konusunu ele almış ve “Günahkarın, kokuşmuş etten daha pis koktuğunu ve bu pisliğin başkasını temizlemeyeceğini bilmiyor musun? Böyle iken sen, pis pis koktuğun hâlde başkasını temizlemeye nasıl cesaret edersin?” diyerek ahlak kurallarının güçsüzlüğünden bahsetmiştir.

Gazzali’nin ahlak felsefesinde insanoğlunun her zaman doğru yolu seçmeyebileceği ve bazen yanlış yola sapabileceği belirtilmekte; ancak bir insanın başka bir insanı ahlak konusunda yargılama hakkının bulunamayacağı ifade edilmektedir. Gazzali’nin ahlak felsefesine göre her insan farklı ölçülerde de olsa – farkında olarak ya da olmayarak- gayri ahlaki davranış ve eylemlerde bulunabilir. Bu da Gazali’nin amoralist yönünün ispatıdır.

Bazı düşünürler ise Ahlak kurallarının çarpıklıkları kabule etmiş fakat hiçbir ölçü olmadan da savaş ve kaosun içinde kayboluruz görüşünü desteklemişlerdir.

Nietzche’ye Göre Ahlak

Nietzsche’nin ahlak anlayışını anlayabilmek için onun antropoloji görüşlerini bilmek gereklidir. Çünkü Nietzsche, ahlaki görüşlerini, insanın doğasına bağlamıştır. Nietzsche’nin tüm edebiyatı, mecazi anlatımlarla dolu, muğlak, belirsiz ifadeler ve aforizmalar içindedir. Konuya ilişkin aranılan bulunduktan sonra da Nietzsche’nin ahlak üzerine farklı farklı yazılarına serpiştirilmiş olan söylemleri toplanıp bir araya getirilirse de ortaya bir tür “Nietzsche’nin ahlak anlayışı” ya da “Nietzsche’nin ahlak öğretisi” gibi bir şey çıkmayacaktır. Bu kadar derinlemesine bir ahlak eleştirisi üzerinden Nietzsche, okuyucuya kendi ahlak anlayışını anlaması beklenir.”

Nietzsche’ye göre ahlak, iyinin ve kötünün ötesindedir. Ona göre erdem, erek, iyi, kötü gibi ahlaksal kavramlar ahlakın belirleyicisi değildir.Her filozof gibi eleştirmenin ardından çözümler sunar. Bu ağır ve kalın setlerden kurtulmanın Nihilizm olduğunu her fırsatta Platoncu idealizme ve Hristiyan felsefesine karşı kanıt olarak sunar.Nietzsche’nin değer tanımında geleneksel değerler, çoğunluk kültürüne aittir. Bu geleneksel değerler kitleleri yatıştırıcı ve güvende hissettirir. O var olan geleneksel kültürün, köle ruhlu insanlara ait olduğunu ve bu durumun sadece kölenin, köle ahlakını pekiştirdiğini söyler.

Nietzsche, Hristiyan değerlerinin aşılıp üst-insan olunduğu görünüyor. Üst-insanın bu eleştirel, yıkmalı ve kendi değerlerini ortaya atması gerekir. Kendi istencimiz ile yarattığımız değerlere tabi olmamız için söyler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s