EĞİTİM SOSYOLOJİSİ NEDİR

EĞİTİM SOSYOLOJİSİ NEDİR

Eğitim kurumlarını ve okullaşma ile modern endüstri toplumlarında okullaşma sistemlerini, ‘okul ile toplumsal yapı arasındaki ilişkileri konu alan, eğitim kurumunun toplumun diğer büyük kurumsal düzenleriyle, yani iktisat, politika, din, vb. ile olan ilişkilerini sosyolojinin yöntemleri ile ilgilenen sosyoloji daldır.

 Eğitim ve öğretimin tarihte ve günümüzde nasıl tanımlandığı, Eğitim Sosyolojisinin doğuşu ve eğitimin işlevleri ele alınarak bu bilim dalının önem ve kapsamının anlaşılmasına katkı sağlamak amaçlanmaktadır.

Eğitim tarih boyunca düşünürlerce çeşitli boyutlarıyla ele alınmış ve tanımlanmıştır. Platon’a göre (M.Ö. 427-347) iyi tasarlanmış bir eğitimle insan ve toplum istenilen yönde şekillendirilebilir. Hayal ettiği ideal devleti mümkün kılacak olan en önemli çaba eğitimdir. Ancak Platon için eğitimin insanın ve toplumun şekillendiricisi olma misyonu, insanın doğasında mevcut olanı keşfetmekle gerçekleşir.

Bu noktada devlet, eğitim süreçlerinde tam egemen güç olmalıdır ve ihtiyaç duyduğu türden vatandaşları hazırlamak için onlara eğitim vermelidir. Devlet organizasyonu için öncelikli olan elit kadronun eğitimi, hazırlandıkları işe uygun bir şekilde daha fazla önemsenirken işçiler ve köleler sadece temel eğitim alacaklardır.

İbn-i Sina’ya (980-1037) göre bilim dünyada mutluluk getirdiği gibi ölümden sonraki hayat için de önemlidir. Bilim insanın kendini mükemmelleştirmesi ve Tanrı’ya ulaşması için elzemdir. Dolayısıyla eğitim çocuğa iyiliği ve iyi davranışı öğreten ahlakî normları da içermelidir. Bununla birlikte İbn-i Sina çocuğun eğitimine ilişkin geliştirdiği bütüncül bakış açısıyla çocuğun beden sağlığını da dahil ettiği görüşlerini ünlü eseri Kanun ve Şifa’da açıklamıştır. Eğitim düşüncesinin 17. yüzyıl civarında modern eğitime özgü özellikler taşımaya başladığı görülmektedir. Aydınlanma düşüncesinin temsilcileri insanın kendisiyle, geleneksel bilgiyle, tabiatla ilişkisini yeniden yorumlarken eğitim alanında da modern toplumun temellerini atan fikirler ortaya koymuşlardır. Aydınlanma düşünürlerinden John Locke (1632-1704)[6] insanın bilgiyi ve ahlaki normlara uyum kapasitesini doğuştan getirdiği fikrini reddeder ve insan zihninin doğuşta tabula rasa, yani boş bir levha olduğunu ileri sürer. Dolayısıyla insan eğitimle, kendi algı ve deneyimleriyle öğrenir.

Eğitim sosyolojisinin Konusu

Eğitim sosyolojisinin Konusu

Günümüzdeki araş­tırmaları, eğitimin öncelikle, yeniden üreti­lecek bir kültürü, bir bilgi ve beceriyi aktar­mak, sonra da ekonomik ve toplumsal kalkınmaya katkıda bulunmak gibi iki ayrı ve birbiriyle çelişen işlevi olduğunu ortaya koyar. Son zamanlarda, özellikle eğitimin söz konusu iki işlevi bağlamında yapılan eleştirel çalışmaların temel tezi, okul eğiti­minin egemen sınıflar tarafından saptanmış olan toplumsal ve kültürel koşulların yeni­den üretilmesine yardımcı olduğu, ve yine eğitimin hakim kültürün kurumsallaşmasına ve toplumsal tabakalaşmanın pekişmesinde önemli bir rol oynadığıdır. Klasik sosyolojik kavram ve yaklaşımların karşılıklarının eğitim alanında aranmasının yanında eğitim sosyolojisi, alanda çeşitleri süreçleri, rejimleri, teorileri kendi içerisinde inceler ve analiz eder. Yapısalcı model gibi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s